CAN
CAN'A Olmak…
Beş
yıldır gönüllü çalışmalarım sırasında tanık olduğum bir çok hikaye ve o
hikayelerin kahramanları ile geçirdiğim zamanlar bana; yalnızca bu süreci
yaşayan tek bir ailenin sesi değil, benzer sorunları yaşayan ailelerin de sesi
olmak, umutsuzluklarına UMUT olmak için bir şeyler yapılması
gerektiğini düşündürdü.
Can
Can’a yolculuk da bu düşünceyle başladı aslında...
Canınız
kadar değer verdiğiniz biricik evlatlarınız, eşiniz, dostunuz ya da yakın aile
fertlerinden biri bu Psikolojik rahatsızlıktan doğan durdurulamayan düşünceler
olarak ifade ettikleri, müthiş sıkıntı ve korku hissi yaşarken en az onlar kadar aileleri de üzülüyor ve acı çekiyor.
olarak ifade ettikleri, müthiş sıkıntı ve korku hissi yaşarken en az onlar kadar aileleri de üzülüyor ve acı çekiyor.
O
anda onlara yardım edebilmek için ne çok mücadele veriyor aileleri.
Bu
rahatsızlığı yaşayan yakınlarının korkularını azaltmak, acılarını bir an önce
dindirmek için kendilerini doğru bir şekilde ifade etmeye çalışıyorlar.
Ama
ne yazık ki bu kişilerin o an da iç görüleri kaybolmuş olduğundan kendi canı,
kanından olan ailelerinden dahi korktuklarına defalarca şahit oldum.
Yüzlerinde
sanki yakınları tarafından kendilerine zarar verilecekmiş, gözlerinde ise
dehşet ve korku ifadelerine rastladım. Ailelerinin çaresizliğini gördüm...
Buna
‘gözleri açık rüya’ dedim. Neden mi bu tanımlamayı kullandım?
Çünkü,
aynı bizim uyurken gördüğümüz, zaman zaman gerçek hissine kapıldığımıza benzer
bir durum yaşıyor sanki hastalar.
O
an’ı doktorlar “Hezeyan” diye tanımlıyor.
''O
durumda ne yapabilirsiniz ki?
Çaresiz olduğunuzu hissediyorsunuz” diye devam etti hastane bahçesindeki bankta yanında oturduğum bir anne.
Çaresiz olduğunuzu hissediyorsunuz” diye devam etti hastane bahçesindeki bankta yanında oturduğum bir anne.
''Ben
oğluma hezeyan anını anlatabilmek için kendimce bir tanımlama
buldum.
Hatta iyi ki rüyaymış dediklerimizden.
O kısa süre de yaşadığı korku endişe halini görüyordum yüzünde ve gözlerinde.
Ne kadar doğru ifade edebildiğimi bilemiyorum ama bende bıraktığı his bu.
Bir de oğlumun anlattıklarından çıkardıklarım.
İşte tam da o anda daha fazla nasıl yardım edebilirim diye düşünüyor, çırpınıyor insan'' dedi banktaki anne.
Sonra devam etti anlatmaya;
''En
çok sevdiğiniz ve en değer verdiğinize yardım edemiyorsunuz kriz anında...
Eminim şu anda aynı durumları yaşayanlar benimle benzer duyguları paylaşıyorlar.
Onları anladığımızı ve en önemlisi de onların gerçekten yanında olarak, yardım etmek istediğimizi haykırsak da sesimizi duyuramıyoruz.
Kriz anında…
Fakat sesimizi duydukları da oluyor, kendilerini iyi hissettikleri zamanlarda.
İşte tam da o zamanlarda sonucu iyi olacak neler paylaşmalıyız, nasıl daha rahat ve huzurlu olmalarını sağlayabiliriz ki? Gibi birçok soru. Bazen cevaplı bazen cevapsız.”
Beni
de harekete geçiren aslında tam da bu konuşma oldu.
Yalnız
olmadığınızı bilmelisiniz diyordu içim. Benzer sorunlar yaşayan ve bu süreçte
başarılı sonuçlar almış aileler ile buluşmak…
İşte; o zamanları konuşmak, deneyimlerinizi paylaşmak, pratik çözümler, bilgi alışverişinde bulunmak ve en önemlisi de onlara daha fazla nasıl yardımcı olabiliriz sorularının cevabını bulabilmek için gelin hep birlikte
Can Can'a olalım...
Benzer
güç durumlarla karşı karşıya kalan diğer kişilerden destek görmek çok
önemli.
Aynı deneyimleri yaşayan ve çok başarılı sonuçlar elde etmiş, bipolar, şizofreni, anksiyete, panik atak gibi hastalıklardan tamamen kurtulmuş tanıdıklarınız var mı?
Varsa lütfen iyileşme sürecinde ki deneyimlerini bize mail atsınlar ki bu başarı öykülerinizi burada paylaşalım.
Bunun başarılı sonuçları çoğaltmak açısından çok önemli bir yol gösterici olacağından eminim.
Blogumuz da sizin bu paylaşımlarınız sayesinde, ihtiyacı olanlara uzanan bir el , bir yol olması açısından yararlı bir platform olacağı umudunda ve isteğindeyim.
Umudun
rengi MAVİ. Gelin bu MAVİ’lik altında buluşalım.
Yaşantımızda MAVİ renkleri
çoğaltabilmek için, birlikten kuvvet doğar diyelim.
Birlikte
olmak ve görüşmek dileğimle...
Can
Can'a kalın, hoşçakalın.
Canan SANCAK
27.04.2016, Üsküdar…
Not: Burada okuyacağınız hikayeler yaşanmış olaylardan derlenmiştir.
Özel hayata saygı gereği yalnızca aile, mekan, kişi isimleri ve zaman
değiştirilmiştir. Hastanelerde yaptığımız çalışmalar neticesinde varılan
sonuçlar uzmanlarla değerlendirilmiştir.